Teknik Heyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknik Heyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gitmelerin Mevsimi #2 "Cevdet Uzunköprü"


Uzun zamandır değerlendirme yazıları yazmamıştık, yazmanın vakti geldi gelip geçiyor… Kongre sürecinin ardından yaşanan gelişmeleri merakla takip ettim, ertelenen ve başkanımızın belli olduğu her iki kongrede yerimi almış gelişmeleri yakından takip etmiş ve başkan adaylarının planları pür dikkat dinlemiştim…

Netice itibariyle kongre sonrasında başkanımız İlhan Korkmaz olmuştu… İlhan Korkmaz’la birlikte geçen sezon İnegölspor’da Teknik Direktör görevini üstlenen Cevdet Uzunköprü ile yolların ayrılacağı haberleri zaten adaylık döneminde tüm İnegölspor taraftarları öğrenmişti.

Yaşanan gelişmelerde irdelenmesi gereken neden Cevdet Uzunköprü ile yola devam edilmediği sorusuydu?

Konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmamış ve Cevdet Uzunköprü ile yollar ayrılmıştı, gitmesi doğru mu yoksa kalmalı mıydı? Aslında şaşılacak bir durum değildi yaşananlar üçüncü ligin kaderi bu şekilde işliyordu, mutlak başarı gelmeliydi, aksi taktirde önümüzdeki sezon kendinize yeni bir takım aramanız gerekiyordu, yani fatura genelde teknik patrona kesilir buralarda…

Futbolcunun hiç suçu yok mu?

Bulunduğumuz ligde işler diğer liglere oranla biraz daha farklı işlemektedir, bazı teknik adamların vazgeçemediği oyuncular vardır, teknik sorumlu nereye giderse o oyuncularda soluğu orada alırlar…

Nitekim geçen sezon devre arasında yapılan transferlere göz attığınızda bir çok oyuncunun Cevdet Uzunköprü’nün eski oyuncusu olduğunu görürsünüz…

Yani fatura teknik patrona kesilirken bu başarısızlığın altında yatan gerçeklerden biride teknik patronun takıma dahil ettiği oyuncuların başarısızlığından kaynaklanmaktadır…

Cevdet Uzunköprü başarısız mıydı?

Bu konu tartışmaya açıktır, başarı kavramı kişiye göre değişir, bir önceki sezon neredeyse küme düşme tehlikesi ile baş başa kalan İnegölspor’un bir sezon sonra Cevdet Uzunköprü ile ligi altıncı sırada bitirmesi başarıdır,

Ancak kendi evinde mutlak kazanması gereken ve genelde puan kaybettiği takımların ligde kalma mücadelesi veren takımlar olduğu gerçeğini gözümüzün önüne getirdiğimizde ve kaybedilen bu puanların bizi üst ligden ettiğini düşününce Cevdet Uzunköprü organizasyon hataları yapmıştır ve bu hataların tekrarlanması ihtimaller arasındadır…

Kısacası gönderilmesi mi yoksa kalması mı doğru sorusuna cevap vermek hiç de kolay değil?

Ancak İnegölspor yönetimi geçen sezon yaşanan bazı sıkıntıların önüne geçebilmek adına kendi ekibi kurmak istedi elbette, bu nedenle belki de bazı hataları olduğunu düşündükleri Cevdet Uzunköprü ile yola devam edilmedi…

Yerine Bayrampaşaspor takımın teknik patronu Taşkın Güngör getirildi, Taşkın Güngör ile alakalı ne mi düşünüyorum?

Bu konu ayrı bir yazı konusu…

Gidene Dur Denmez...


Nevzat Dinçbudak’ın Genç Gazete'de yayınlanan röportajını okudunuz mu? Okumadıysanız ilgili habere buradan ulaşabilirsiniz…

Geçtiğimiz günlerde yaşanan Mehmet Çaylak olayının ardından hiç bir açıklama yapılmamış, herkes sessiz kalmakla yetinmişti. Ancak Genç Gazete'de yayınlanan Nevzat Dinçbudak röportajında bu konu ile ilgili bir soru sorulmuş.

Tam olarak bilinmeyen bu konu ile ilgili açıklama yapılınca doğal olarak röportajda benim en çok dikkatimi çeken nokta Mehmet Çaylak ile ilgili olan kısımdı. Nevzat hocanın bu konu ile ilgili neler söyleyeceğini ben gibi birçok İnegölspor taraftarı da merak ediyordu hiç şüphesiz…

Konu ile ilgili olarak yapılan açıklamada Mehmet’in takım içinde bazı sorunlar yaşadığı ve bu sorunların şahıslarla alakalı olduğu izlenimine ulaşmak hiçte zor değil. Mehmet takım içinde bazı kişilerle yaşadığı sorunlara kafasında çözüm bulamayınca gitmeye karar vermiş.

Elbette gidene dur denmez ki Nevzat hocada kendisine “Uğurlar Olsun” diyerek kapıları sonuna kadar açmış…

Bugün birçok kulüp içerisinde bu tarz olaylara rastlamak mümkün hatta büyükler diye tabir edilen takımlarda bile… Ama genelde bu sorunlar çözüme kavuşturulur…

Mehmet Çaylak’ın takımdan ayrılmak istemesine kadar uzanan sorunun ne olduğu ise cevaplanması gereken bir sorudur…

Ancak şartlar ne olursa olsun takımdan ayrılmayı kafasına koyan bir oyuncudan verim beklemek yanlış olur bu nedenle gidene dur denmez…

Nevzat hocanın Mehmet Çaylak ile ilgili söyledikleri bakın neler;

“Mehmet Çaylak daha önce Tarsus İdman Yurdundan da oyuncum. Buraya geldiğimiz de sezon başında devam etmeyi düşündüğümüz hatta 2.kaptanlığı verdiğimiz bir oyuncu. Fakat kafasında bazı düşüncelere kapılmış. Zaman zaman bu sıkıntıları yaşadık. Son maç öncesi de bir şeyler yaşamış. Tepecik maçında da çok kötü oynadı. Maç bittikten sonra ben gideceğim dedi. Uğurlar olsun dedim ben de. Takıma katkı sağlamayacağına inandığım her oyuncu gidebilir. Bir oyuncunun bir kişiye, iki kişiye kızıp gitmemesi lazım. Bu camia ona güvenmiş, maddi anlamda sıkıntı yaşatmamış. Süper Ligde de oyuncular kavga ediyor, sonra tekrar takım için elinden geleni yapıyorlar beraberce. Çaylak’ın yaptığı bu anlamda kabul edilmez.

Genç Gazete yer alan röportajdan bir kesit, Mehmet Çaylak ile ilgili olan kısım, giden gitti, Nevzat hocanın da demiş olduğu gibi uğurlar olsun….